Oğuzhan'ın DŁnyası
OĞUZHAN YÜKSEL  
  Ana sayfa
  Doğu Anadolu Bölgesi
  Komik fıkralar
  İletişim
  Ziyaretçi defteri
  Anketler
  Vatan sevgisi sözleri
  YENİ YIL
  Ağrı / Patnos
  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
  patnos foto galeri
  Bazı doğal güzelliklerimiz
  üye girişi
  Dünya'nın en güzel ülkesi ''türkiye''
  Fenerbahçe
  Dünya
  Thomas Alva Edison
  6. sınıf ingilizce test
  Matbaa ve icadı
  Dünyanın en güzel sözleri
  Türk Silahlı Kuvvetleri
  Komik resimler
  Parmak bebek resimleri
  Türkiye'deki üniversiteler
  Roman
  Türkiye'm
  Türkiye milli futbol takımı
  Semih Şentürk
  Haberler
  asker şiirleri
  TIKLA GÖR.
  Harita / Uydu fotoğrafı
  FENERBAHÇE MESAJLARI
  GÜL RESİMLERİ
  YÜKSELLER MOBİLYA
  GOOGLE
  DÜNYADA Kİ ÜLKELER
  FİLİSTİN KATLİAMI (YAZI)
  ANNE ŞİİRLERİ
  TAŞDEMİRLER LTD ŞTİ AŞ
  A Harfindeki Erkek çocuk isimleri
  B Harfindeki Erkek Çocuk İsimleri
  Atatürk ve Türk Büyüklerinin Sözleri
  ULUĞ BEY
  FARABİ
  İBNİ SİNÂ
  CABİR BİN HAYYAN 721 - 805
  ALİ KUŞÇU
  Harezmi ( 770 - 840 )
  Feza Gürsey 1921 - 1992
  OKTAY SİNANOĞLU
  El-Biruni (973 - 1051)
  Cahit Arf (1910-1997)
  16 Türk Devleti
  Geometri
  İslam
  Oğuz Kağan Destanı Kısa Özeti
  ERKEK OYUNLARI
  KIZ OYUNLARI
  ÇOCUK OYUNLARI
  SPOR OYUNLARI
  MACERA OYUNLARI
  DÖVÜŞ OYUNLARI
  *OSMANLI DEVLETİ HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLER*
  KARAHANLILAR
  OĞUZ YABGU DEVLETİ
  İNTERNETİN TARİHİ
  SBS NEDİR?
  ÖSS NEDİR?
  YAKUTİSTAN
  *Ç*A*L*I*Ş*K*A*N K*A*R*I*N*C*A*L*A*R
  AĞUSTOS BÖCEĞİ
  KELAYNAK
  ZAMBAK (BİTKİ)
  KAŞGARLI MAHMUT.
  Türkiyenin en çok ziyaret edilen siteleri
  Hakkımızda
  =Gençlere Özel
  Osmanlı Padişahları
  Cami Resimleri
  Kabe Resimleri
  İ*S*T*A*N*B*U*L...*
  İ-S-H-A-K * P-A-Ş-A * S-A-R-A-Y-I *
  WEB SİTEN İÇİN HTLM KODLARI
  telefon rehberi
  Önemli Hasteneler
  Bütün illerin özellikleri
  Değişik Şekilli Msn Nickleri
  Hareketli Resimler
  Komik Karikatürler
  Önemli Buluşlar Ve Tarihleri
  Çocuk Hakları / Çocuk Hakları Sözleşmesi
  Öğretmenler Günü
  Bilgisayarına Oyun İndir
  Siten İçin Htlm Kodları
  Türkiye Büyük Millet Meclisi
  Ttnet Vitemin ( Kayıt Yaptırın Süper Bişey ,hem eğlenceli hem öğetici)
  Ceza ( Müzisyen )
  Ceza ( Resim )
  Güzel Sözler
  ♥ Etkileme
  Türkçenin Tarihi Gelişimi
  ♥ ilginç bilgiler
  ♥ Anlamlı Sözler
  ♥ Spor Sözleri
  ♥ Duvar Yazıları
  ♥ Sevgililer Günü
  Çanakkale zaferi
  BİLİM VE TEKNOLOJİ HAFTASI (8 - 14 Mart)
  Aksiyon Oyunları
  Macera Oyunları
  Spor Oyunları
  Yarış Oyunları
  Beceri Oyunları
  Puzzle
  Zeka Oyunları
  Link listesi
Myspace LayoutsGet your layout at Myspace Layouts

FARABİ

Büyük mütefekkir ve ünlü musikî üstadıdır. 870 yılında Türkistan'ın Seyhun ırmağı kenarındaki Farab kasabasında doğdu. Asıl adı Ebu Nasır Muhammed ibn Türkan el Farabî’dir.İlk öğrenimini Farab'da yüksek öğrenimini ise Bağdat'ta yaptı. Farsça Arapça Latince ve Yunanca öğrendi. Mantık felsefe matematik tıp ve musikî üzerinde büyük bilgi sahibi idi. Bu konular üzerinde 100'den fazla eser verdi. Ancak bugün elde sadece 39 eseri kalmıştır. Bu arada Aristo'nun bütün eserlerini de şerh etti. 950 yılında Şam'da vefat etti. Babüssagîr mezarlığında yatmaktadır.

Onun İlimler Ansiklopedisi (İhsâu’l-Ulûm) adlı eseri döneminin filoloji mantık matematik fizik kimya ekonomi ve siyaset alanlarındaki bütün bilgileri sayıp döker ve özet olarak mahiyetlerini anlatır.Farabi kanun adı verilen sazı icat etti. Bundan başka birçok besteler yaptı ve şark müziği üzerinde değerli eserler yazdı. et-Ta’limü’s-Sanî ve İhsâu’l-Ulûm doğu dünyasının ilk ansiklopedisi sayılan değerli eserlerindendir.Bu büyük dahinin eserleri Hindistan’da ve Mısır’da basıldı İbranice’ye ve batı dillerine de çevrildi.Büyük bilginlerden İbni Sina ve İbni Rüşt gibi büyük filozoflar ondan ders aldılar ve onun aydınlığında yetiştiler.

Farabi’den 300 yıl sonra Hristiyanlığın en büyük doktrineri Thomas d’Aquinas onun fikirlerini hemen hemen aynen tekrarla***** otorite olur. Farabi’nin sosyolojik incelemesi olan el-Medinetü’l-Fâdıla adlı eseri bütün kainatın ve kainat içindeki varlıkların ancak daimi bir mücadele ile var oldukları aaaini işleyerek 5 asır sonra Hobbes ve Darwin’in ortaya atacakları teorilerin öncüsü olmuştur.Aynı zamanda iyi bir matematikçi olan Farabi logaritmayı da bulmaya çok yaklaşmıştır. Ancak bu araştırması Batı dünyasında duyulmadığından sadece İslam dünyasında etki doğurabildi.

Yaşadığı devirde ilim dilinin Arapça olması yüzünden bütün eserlerini Arapça kaleme alan Farabî doğu âleminin ve Türklüğün ilk büyük fikir adamı sayılır. Aynı devirlerde Batı dünyasında ilim dilinin Grekçe ve Latince olması yüzünden bütün batılı bilim adamlarının eserlerini bu dillerle yazdıkları göz önünde tutulursa Farabî'nin Türk olduğu halde Arapça eser yazmasını kınamak doğru olmayacaktır.

Üstün bir zekâ ve kabiliyete sahip bulunan Farabî Bağdat'ta yaptığı yüksek öğrenimi sırasında Arapça Farsça Grekçe ve Latince'yi anadili gibi öğrenmiş bu lisan zenginliğini çeşitli dallardaki çalışmalarıyla bir kat daha değerlendirmişti. Bu arada Yunan felsefesini de inceledi. Bu konunun büyük üstadı Aristo'nun eserlerini aslından çok daha anlaşılır şekilde şerh etti. Bu yüzden yalnız doğu aleminde değil Batı alemi de kendisini Aristo'dan sonra gelen Muallim-i Sânî olarak kabul etti. [Aristo muallim-i evveldir Fârâbî muallim-i sânî (İkinci öğretmen)].

Farabî eski felsefeyi yeni felsefeye aktarırken gösterdiği büyük ustalıkla da dikkat çekmişti. Bu nedenle Montesqieu ve Spinoza gibi ünlü fikir adamları da onun etkisi altında kaldılar. Felsefeye mantık yolu ile giren Farabî genellikle aaaafizik üzerinde durdu. Din ile felsefeyi birbirinden ayıranlara karşı dururken bu iki kavramın birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu aaaini savundu. Hayatı boyunca dini felsefenin temel taşı saydı. Bu arada İslam dinine felsefe anlayışını da sokarak İslam felsefesini ortaya çıkardı. Farabî'nin tek ve şaşmaz ilkesi “Varlığın ilk sebebi” idi.

Ona göre insan gerçeğe varabilmek için mutlak surette dış âlemle ilgisini keserek manevî âlemini arındırabilirdi. Aşk ise felsefede işte böyle bir ifadenin gerçekleşmesinde yardımcı etkendi. Aşk insan benliğinin geçici bir eylemi değil bütünüyle gerçeğe yani Tanrıya bağlanmaktı. Varlıkların özü Tanrıdan geliyordu. Daima şöyle derdi: “Evrenin tümünü kavramak isteyen bir kişi önce insana bakmalıdır. Çünkü bütünüyle varlık kavramı ruhta belirmiştir. Tanrı varlıkların en büyüğü ve en son kademesidir. Bütün insanlık onun özünde birleşmektedir. Varlığı başka varlıklarla kıyaslanmayacak kadar mükemmeldir. Akıl Tanrının özünden gelir. Ahlâkın temeli ise bilgidir...”



“Akıl edindiği bilgilerle iyiyi güzeli kötüyü ayırır. İnsan için en yüksek erdem bilgi olduğuna göre en yüce kattan gelen akıl davranışlarımızda gerekli doğru yargıyı verebilecek güçtedir.”

Bu büyük ilim adamı ilimleri iki bölümde inceledi. Bunlardan birincisi teorik ilimlerdir ki içinde aaaafizik mantık ve biyoloji bulunur. Diğeri pratik ilimlerdir. Bu grupta da ahlâk siyaset musiki ve matematik yer alır. Farabî Aristoteles'in ilim dediği hitabet ve şiiri bu sınırın dışında bırakır.941 yılında Halep'e gelen Farabî orada hüküm sürmekte olan Hamdanoğulları'ndan Seyfüddevle Ali adlı bir Türk beyi ile tanıştı. İlminin ününü işitmiş bulunan Türk beyi onun engin şahsiyetine de hayran kaldı. Farabî'yi ağırlamakta kusur etmeyen bey onun Halep'e yerleşmesini sağladı. Fakat kendisine vermek istediği yüksek maaşı kabul ettiremedi. Ömür boyunca son derece mütevazı bir hayat süren Farabî yevmiye olarak ancak dört dirhem gümüş aldı.

Halep Beyi'nin büyük hayranlığını kazanması bu büyük kültür merkezi ile civarında bulunan yerlerdeki bilginlerin olanca kıskançlıklarını körükledi ve pek küçümsedikleri bu büyük bilgin ile imtihan olmaya kalkıştılar. Beyin huzurunda yapılan bu çetin imtihanda Farabî bütün konularda büyük üstünlüğünü ortaya koydu. Bunu kendisiyle imtihan olmak isteyen kişilere de kabul ettirdi.O kadar ki imtihana gelen ve kendilerini bilgin zannedenlerin hepsi bu imtihan sonunda öğrencisi olarak Farabî'nin yanında kaldılar.

Farabî aynı zamanda musiki alanında da büyük bir üstad idi. Kanun adı verilen müzik aleti onun buluşudur. Ayrıca rübap denilen çalgıyı da geliştiren ve bugünkü şeklini veren yine odur. Farabi ayrıca akort ve intarvaller nazariyesini de geliştirmiştir.Şark musikisinin nazariyelerini Kitabü'l-Musikiyyu'l-Kebîr yani Büyük Musiki Kitabı adlı eserinde gösterdiği gibi bir çok besteler de yapmıştı.Arap ülkelerinde yaşamasına rağmen mütevazı hayatının yanı sıra Türkistan millî kıyafetini de asla terk etmedi. Hep bu kıyafet içinde göründü.

Seyfüddevle Ali Bey'in Şam'ı fethetmesi üzerine Farabî de onunla birlikte Şam'a gitti. Ömrünün son günlerini orada geçirdi. 950 yılında 80 yaşında Şam'da vefat etti. Kendisini Babüssagir’e gömdüler.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  YÜKSELLER MOBİLYA
Siz Yeter ki Hayal Edin...

Şube1: Mng kargo karşısı Ağrı-Patnos
Şube2:Öğretmen evi yanı Ağrı-Patnos

YAŞAR YÜKSEL...
 
Facebook beğen  
   
Reklam  
   
REKLAM  
  TÜM HALKIMIZI YÜKSELLER MOBİLYA MAĞAZALARINA DAVET EDİYORUZ...TÜM HALKIMIZA TEŞEKKÜRLER...  
 
  BU ALANA REKLAM VERMEK İSTİYORSANIZ oguzhan_patnoslu@hotmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz...  
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=